Ağrı Tedavisi

Epidural Steroid Enjeksiyonu

Epidural steroid enjeksiyonu, güçlü yangı giderici etkileri olan kortizon türü ilaçların omurga kanalı içine uygulanmasıdır. Dünyada 40 yıldan fazla zamandan beri omurga kaynaklı çeşitli ağrıların tedavisinde kullanılan, iyi sonuçlar alınmasını sağlamasının yanı sıra yan etkileri minimal olan bir işlemdir.

Epidural enjeksiyonun genel amacı fıtık başlangıcı ya da fıtık olan disk bölgesindeki ödemi ortadan kaldırmak, disk çevresindeki yangıyı ve olası bir sinir kökü basısını azaltmaktır. Düşük riski ve önemli bir yan etki potansiyeli olmaması nedeniyle yaygın bir yöntemdir. Özellikle ilaç tedavisi, egzersiz ve fizik tedavi gibi konservatif yöntemlerle düzelme sağlanamayan disk kaynaklı bel, bacak, boyun ve kol ağrılarında tercih edilir.

İşlemin uygulandığı hastaların büyük bölümünde ağrı tamamen yok olur. Ağrı ile birlikte görülen hissizlik, uyuşukluk, kas güçsüzlüğü gibi belirtilerde de önemli iyileşme görülür. Düzelme sağlanamayan az sayıdaki hastada ise işlem tekrarlanabilir. Genel kabul, işlemin bir kaç ay içinde 3 kez uygulanabileceğidir.

İşlem lokal anestezi altında ve ayrıca hastaya sedasyon sağlayıcı ilaçlar verilerek yapılır. Hasta işlem sırasında ağrı duymaz.

Yan etkileri çok seyrektir. Sınırlı bir alana verilmesi ve sistemik yayılımının çok az olması nedeniyle steroide bağlı yan etkiler hemen hemen hiç görülmez. İşlem sonrasında bazı hastalarda, yatak istirahatı ve ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilen, geçici baş ağrısı görülebilmektedir. Bu durumun görülme sıklığı yaklaşık binde birdir. Görüldüğü gibi epidural enjeksiyonun en sık görülen komplikasyonu bile oldukça seyrek olarak karşımıza çıkmaktadır. Enfeksiyon ise oldukça ender görülen ciddi bir yan etkidir. Önlemek için işlem tamamen steril koşullarda yapılmalıdır. İğnenin giriş yeri ve epidural boşluk radyolojik görüntüleme altında belirlendiğinden kanama, sinir hasarı gibi ciddi yan etkilere neredeyse hiç rastlanmamaktadır.

Uygulama sonrası bel ağrısı şikayetinde düzelme, işlem sonrası bir kaç günle iki hafta arası bir zamanda gerçekleşir. Düzelmenin işlem yapılır yapılmaz hemen gerçekleşmesi beklenmemelidir. İşlemin yapıldığı günün ertesi günü yatak istirahatı önerilir. Genellikle hastalar daha önce yapamadıkları bir çok zorlayıcı aktiviteyi yapabilir hale gelebilecek kadar düzelme gösterirler. Ancak kendilerini zorlamamaları konusunda uyarılmalıdırlar. İşlemden sonra doktor kontrolü altında ve fizyoterapist gözetiminde kontrollü olarak artan aktivitelerde bulunulmalıdır.

Omurilik pompaları

1980'li yılların başında morfin ve benzeri ilaçlarla ilgili olarak devrim niteliğinde gelişmeler meydana geldi. Bu gelişmelerin başında, vücudun endorfin, enkefalin adını verdiğimiz ve aynı morfin yapısında olan maddeleri salgıladığı ve bu şekilde ağrıyı durdurmaya çalıştığı saptandı. Yine aynı yıllarda geçmişteki kanıların aksine morfin ve benzeri ilaçların ağrılı hastalarda kullanıldığı taktirde korkulan bağımlılığın gelişmediği ortaya kondu. Yine aynı yıllarda morfinin omuriliğe yakın bölgelere doğrudan verilmesi durumunda yerleştirilen bölgeye göre ağızdan verilmesi ya da kalçadan enjekte edilmesine göre 10 misli, yüz misli daha kuvvetli olduğu ve doz artırımına gitmeden uzun süreler verilebileceği ortaya kondu.

Bu buluş morfinin kullanımında çığır açtı. Ağızdan, etkili olmadığı taktirde omurilik kanalına yerleştirilen pompalar aracılığı ile verilmeye başlandı.

Genellikle kanserli hastalarda uygulanan bu yöntem son zamanlarda diğer ağrı kesicilere yanıt vermeyen kanser dışı ağrılarda da kullanılmaya başlandı.

Morfin pompası nasıl uygulanır?

Hastane koşullarında uygulanması gerekir. Önce sicim kalındığında bir kateter omurilik kanalına görüntüleme altında yerleştirilerek morfinin omurilik kanalına verildiğinde etkili olup olmayacağı bir kaç gün gözlenir. Bu dönemde doz ayarlaması yapılır. Hastada etkili olduğu saptandıktan sonra hastanın yaşam süresine göre değişik pompa tipleri kullanılır.

En basit pompa cilt altına yerleştirilen ve üzerinden pompaya yerleştirilen bir iğne ile kullanılan tipidir. Daha uzun süre kullanılacak hastalarda hazneli ve dışarıdan programlanabilecek pompalar kullanılır. Bu pompalar bir gün içerisinde 1-2 ml sıvı morfini omurilik bölgesine pompalar. Ayda bir doldurulur.

Bu yöntem morfinin diğer veriliş yollarına göre çok daha etkilidir. Ancak bu hastalar da hastaneye ve hekime bağımlı kalırlar. Her ay pompanın doldurulması, zaman zaman meydana gelen tıkanıklıklar gibi dezavantajları bulunmaktadır.

Anasayfa | Özgeçmiş | Hastalıklar | Nöral Terapi | Ağrı Tedavisi | Ağrısız Doğum | Akupunktur | Soru-Cevap | Hasta Yorumları | İletişim
© 2009 Feride Korkmaz